Halep’te yaşanan çatışmalar üzerine: Emperyalizm, işbirlikçi Saray iktidarı ve cihatçı çeteler kaybedecek, direnen halklar kazanacak

08.01.2026

Emperyalizm, işbirlikçi Saray iktidarı ve cihatçı çeteler kaybedecek

DİRENEN HALKLAR KAZANACAK!

Dünya 2026’ya ABD emperyalizminin, Siyonizmin ve işbirlikçi rejimlerin halkların egemenlik haklarını ve özgürlük mücadelelerini hedef alan saldırılarıyla girdi. Donald Trump yönetimi, emperyalist çıkarların peşinde olduğunu gizlemeden bütün dünyaya askeri gücüyle boyun eğdirmeye çalışıyor. Haydut devlet ABD, Venezüella’nın egemenlik haklarını ihlal edip devlet başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırdıktan sonra, Güney Amerika’dan İran’a, Küba’dan Grönland’a bütün dünyaya tehditler savurmaya başladı.

Bu yıl Türkiye’de gerçekleşecek olan NATO zirvesine doğu giderken, Trump’ın övgülerine mahzar olacak şekilde ABD emperyalizmine uyumlu bir çizgi izleyen Saray iktidarı, safını ABD emperyalizminden yana belirlemiş namlusunu da Türkiye ve bölge halklarına çevirmiştir. Filistin davasının gerici-dinci istismarına dayalı bütün demagojik söylemlerine rağmen, İsrail ile kanlı ticareti sürdürmektedir. Trump, Erdoğan’ı boşuna övmemekte, kendisinin ve Netanyahu’nun Erdoğan’a saygı duyduğunu yok yere söylememektedir. Saray iktidarı, İsrail karşısındaki en büyük bariyerlerden biri olan Suriye BAAS rejiminin yıkılmasında rol aldıktan sonra, sözümona İsrail’e karşı çıkarken, fiilen Suriye’yi İsrail ile bölüşmektedir.

Saray iktidarı güdümündeki IŞİD artığı HTŞ yönetimi Şam’da iktidara taşındıktan sonra Suriye’yi kapsayan değil Suriye halkları ile çatışmasını derinleştiren gerici bir rejim inşasına girişmiştir. Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar, Kürtler ve El Kaide çizgisini benimsemeyen Sünniler hedeftedir. Bu gerici rejimi güvence altına almak için de Saray’ın akıl hocalığında, emperyalizm ve Siyonizmle uyumlulaşma çabalarına hız vermiştir. Şimdi de İsrail ile anlaşmış, İsrail Suriye’nin güney topraklarında bayrağını dikerken, Saray iktidarı güdümündeki HTŞ ve SMO güçleri Halep’teki Kürt mahallelerini kuşatarak savaş ilan etmiştir. Bu, sürecin doğasına da uygundur. Devlet ile Kürt hareketi liderliği arasındaki müzakere sürecinde “barıştan” söz edilse de, Saray iktidarının temel hedefi halkların eşitlik ve özgürlük mücadelesini bastırmak, direniş kapasitesini yok etmektir.

Bugün Halep’in iki mahallesinde yaşanan saldırı ve direniş, dünyada ve Türkiye’de yaşananlardan bağımsız gelişmeler değildir. Sonuçları da orayla sınırlı kalmayacaktır. 2014’te AKP destekli IŞİD’in Kobanê kuşatması karşısında gelişen direnişin ve Türkiye sokaklarından yükselen destek eylemlerinin, Türk ve Kürt sokağının Saray karşısında direnişle birbirine yakınlaştığı bambaşka bir sürece yol açtığı hafızalardadır. 

Emperyalizmin, Siyonizmin ve işbirlikçi Saray iktidarının karşısında; işgalcilere ve cihatçı çetelere karşı özgürlükleri için direnen halkların yanındayız. Emperyalistler, işgalciler, çeteler yenilecek, direnen halklar kazanacak!