Halkevleri Yönetim Kurulu Listesi

Halkevleri Tanıtım Broşürü

Halkevleri 2008-2010 (video)
Duyuru Listesi
Halkevleri mail listesine üye olun duyuru, etkinlik ve halkevleri ile ilgili diğer haberler mail adresinize gelsin.

Hakkımızda

  • Arttır
  • Eksilt
  • Normal

78 YILLIK BİR HALK ÖRGÜTÜ
Bu ülke topraklarındaki en köklü ve en genç örgütlerden biridir Halkevleri.

78 yıl önce bir eğitim, aydınlanma, sanat ve kültür örgütü olarak kurulan Halkevleri ülkenin dört bir yanına yüzlerce kütüphane, tiyatro salonu götürmüş, bu topraklara sağlam bir kök salmıştı. İlk kurulduğunda, dil, tarih ve edebiyattan güzel sanatlara, spordan müze koluna kadar dokuz dalda faaliyet yürüten Halkevleri, kapatıldığı 1951 yılına kadar 478 şube ve 4322 halkodası ile 10 milyon 73 bin 153 kişinin okuma yazma öğrendiği adres olmuştur. 1951’de dünya emperyalist sistemi yeniden şekillenip, Türkiye’nin ABD egemenliğindeki kapitalist kamptaki yeri belirlenirken Türkiye’de gericilik tırmandırılmaya başlanmıştır. Halkevleri kapatılmış, malvarlıkları talan edilmiş, kitapları yakılmış, tiyatro salonları yıkılmış, ancak egemen sınıflar Halkevleri’nin attığı tohumu bu topraklardan temizleyememişlerdir. Halkevleri’nden yetişen yüzlerce aydın ve sanatçı ülkenin düşünsel ve sanatsal dünyasına damgasını vurmuşlardır.

Demokrat Parti iktidarıyla Halkevleri’nin birinci dönemi kapanırken, Halkevleri’nden yetişen “başı dik alnı ak” aydınlar ve emekçi halkın Halkevleri özlemi, 1963’te ikinci diriliş dönemini başlattı. Bu dönemde, devlet desteğinin olmadığı koşullarda, emperyalizme, gericiliğe ve faşizme karşı yükselen halk mücadeleleri Halkevleri örgütünü ayağa kaldıran ana dinamik oldu. Kent merkezlerinden mahallelere taşınan Halkevi şubeleri, toplumun derinliklerine kök salan örgütün halkın özgücünden beslenmesini sağladı. 1960 ve 70’lere damgasını vuran bağımsızlık, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde Halkevleri, emekçi halkın önemli bir gücü olarak yer aldı. 2. Diriliş dönemindeki bu gelişmeler sayesindedir ki, ne 1971 darbesinde yaşanan tutuklamalar ve kapatma kararları ne de 12 Eylül faşizmi Halkevleri’ni bitiremedi.

1980 darbesinden 7 yıl sonra, Halkevciler yeniden yola koyuldular. Koşullar daha çetin, imkânlar daha kısıtlı ancak mücadele içerisinde edinilen birikimler çok daha fazlaydı. 2 Diriliş döneminde pekişen bir halk örgütü olma özelliği, her türlüğü olanaksızlığı, zorluğu, baskıyı yenmek için kazanılmış önemli bir anahtar oldu. 3. Diriliş döneminde hızla yeniden inşa edilirken temelini yoksul mahallelere atan Halkevleri, 1980 karanlığını dağıtan emek ve demokrasi hareketi içerisinde özgün bir yeri temsil etmeye, “Halkın Muhalefet Evleri” olarak anılmaya başlandı. 90’larda Halkevleri bir taraftan ülkede yükselen iç savaş ortamında ve Susurluk örneğinde olduğu gibi kontrgerilla gerçeğinin ortaya serilmesi sürecinde demokrasi cephesinin önemli bir bileşeni oldu. Diğer taraftan da yaşanan neoliberal dönüşüme karşı ilk refleksi vererek “Parasız Eğitim, Parasız Sağlık” kampanyalarıyla, yoksul emekçilerin hak mücadelelerini ve dayanışma ilişkilerini geliştirmeye çalıştı. İşte bu süreç, özellikle 1996 sonrası atılan adımlar bu köklü örgütü Türkiye’nin en genç örgütlerinden biri haline getirdi.

Son yıllarda, eğitimden sağlığa, suyumuzdan ekmeğimize kadar her şeyimizi piyasanın hizmetine sunan, evimizde, işimizde, yaşamımızın her alanında karşı karşıya kaldığımız neoliberal saldırılara karşı Halkevleri yeni toplumsal mücadele dinamiklerinin ana kucağı olmaktadır. Özellikle büyük kentlerdeki barınma hakkı mücadeleleri, sağlık ve eğitim hakkı için yükseltilen sesler, engellilerin talepleri, su, enerji ve ulaşım alanında yaşanan ticarileşmeye karşı yükselen tepkiler Halkevleri çatısı altında buluşmaya başlamaktadır. Bunun yanında Halkevleri işçilerin güvencesiz çalıştırmaya, köylülerin neoliberal tarım politikalarına ve suyuna, tdprağına göz koyan şirketlere karşı mücadelelerini bir araya getirmeye çalışmaktadır. Türkiye’de yeni yeni yükselen yerel hak mücadeleleri, Halkevleri aracılığıyla Türkiye ölçeğinde yükseltilen Halkın Hakları mücadelesinde bütünleşmektedir. Yaşamları egemenlerin çıkarları tarafından tehdit edilen herkes için Halkevi çatısı adres olmaya başlamaktadır.

Halkevleri, çoğunluğu hak gasplarını en çok yaşayan yoksul mahallelerde olmak üzere 63 şubesiyle, katılıma açık demokratik iç işleyişiyle, yerellerde yaygınlaşmaya açık örgütlenme yapısıyla, alternatif bir yaşam, eğitim ve kültür kurabilmesine olanak veren çalışma tarzıyla toplumsal muhalefetin büyüyen kurumlarından biri olmaktadır.

Yeni toplumsal dinamikleri kucaklamasıyla genç bir örgüt olan Halkevleri’ni köklü bir örgüt yapan ise sadece yaşı değil, daha da önemlisi tarihsel olarak sahip çıktığı temel ilkeleridir. Emperyalizme karşı bağımsızlık, ırkçılığa, şovenizme karşı kardeşlik, gericiliğe karşı aydınlanma, faşizme karşı demokrasi, sömürüye karşı eşitlik mücadelesi Halkevleri’nin tarihinin ve bugünün ayrılmaz görevlerindendir. Bu tarihsel misyonları bugün hakkıyla yerine getirmek çok önemlidir zira 78 yıldır taşınan bu bayrak daha önce nice onurlu isimlerce ayakta tutulmuştur.     

Geçtiğimiz sene yitirdiğimiz onursal Genel Başkanımız Ahmet Yıldız’ın 12 Eylül faşizminin açtığı mahkemelerdeki onurlu duruşu ve Halkevleri’nin yaptığı tüm eylemleri sahiplenip bunların suç olmadığını vurgulayan çizgisi bugün attığımız her adımda bizlere yol göstermektedir. Dünya Barış Günü’nde yaptığı konuşma nedeniyle hapse atılan Onursal Genel Başkanımız Abdullah Aydın, kontrgerilla çetelerine karşı çıktığı için hapse atılıp öğretmenliği elinden alınan şimdiki Genel Başkanımız İlknur Birol, ırkçı-şoven eylem ve söylemlerin yükseltildiği bugünlerde sorumluluklarımızı hatırlatmaktadır. Başı dik alnı ak özgür insanların ülkesini kurma mücadelesinde yitirdiklerimiz bugün yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. 

Gecekondu direnişlerinde ateşimizi yakarken, zamlara karşı parasız ulaşım hakkını kullanarak belediyelerin kapılarına dayanırken, okullarda soyguna dur derken, çevremizin ve kentlerin rant için talan edilmesine isyan bayrağı açarken, suyumuzu, sağlığımızı paralılaştıran üzerine yürürken, tacizcilerin, tecavüzcülerin ve yandaşlarının korkulu rüyası olurken, kadınların özgürleşmesi için mahallemize kreş isterken, İşçi Filmleri Festivali ile Anadolu’yu karış karış dolaşırken, iktidarın emekçi halka yönelttiği saldırılara karşı direnirken bu tarih bize güç vermektedir.

Halk Medya Klavuzu